
Archive for the ‘Şarkı Sözü M’ Category


| Ya sen öylece bir beni katlet Ya da bakışına kurban olayım Bir tebessümüne bu can emanet Saklasın ruhumu bütün İhtimaller… İhtimaller… İhtimaller… İhtimaller… Alacağım aklını hey melek yüzlüm |


Vakti dolmadan gel de sor bana Nasıl bittik anlamsız Anlatırdım ah pek de zor ama merak ettiysen Bil ki ben çok acılar yaşadım Belki bunlar tesadüf değil Belki de çok anılar yaşadık Sanki onlar sanki biz değil Geriye dönmem artık Birşeyler koptu içimde zamanla İsteme boşver yanlış Kendimi kandıramam ben bir daha


Yolumuz Gurbete Düştü
Hazin Hazin Ağlar Gönül
Araya Hasretlik Girdi
Hazin Hazin Ağlar Gönül
Garip Garip Ağlar Gönül
Dertli Dertli Ağlar Gönül
Bu Mudur Senin Eserin
Sinemi Yaktı Kederin
Ölürsem Olmaz Haberin
Hazin Hazin Ağlar Gönül
Garip Garip Ağlar Gönül
Dertli Dertli Ağlar Gönül
Beyhani’yem Budur Halim
Senden Ayrı Düştü Yolum
Bu Hasretlik Bize Zulüm
Hazin Hazin Ağlar Gönül
Garip Garip Ağlar Gönül
Dertli Dertli Ağlar Gönül


yattım gurbet elde gam yastığına
dağ gibi üstüme geldi ayrılık oy yandım eyey
eşim dostum gelmez oldu yanıma yanıma
böldü parça parça etti ayrılık oy yandım ey ey
ayrılık ey
gurbet eli dert için yapmışlar
çatısını çileylen çatmışlar oy yandım ey ey
ölüm ile ayrılığı tartmışlar tartmışlar
elli dirhem fazla gelmiş ayrılık oy yandım ey ey
ayrılık ey


neden bu dünyada yüzüm gülmez
özel yaradılmış çilemiz bitmez
baştakiler zaten sesimiz duymaz
sen yaralı ben yaralı can yaralı
türlü türlü dertler başımda benim
nice seller gizli yaşımda benim
yazınca gariban taşımda benim
sen yaralı ben yaralı can yaralı
ne gelir ki elden yaşanır böyle
söyle dertlerini türküye söyle
emrah mahzuni’yem bir daha söyle
sen yaralı ben yaralı can yaralı


kara kışı bahane eden vefasız
çiğdem çiçek açtı hani nerdesin
koyunlar kuzladı, bahar erişti
derelerde sular coştu
nerdesin sen
bana ilaç ettin dağın karını
o da söndürmedi yürek narımı
yedi yabancılar sordu halımı
ölümlerden döndüm soysuz
nerdesin sen
Kızıltuğ’um der ki ne günler geçti
simsiyah saçıma beyazlar düştü
felek tırpan aldı sinemden geçti
aha ömrüm geldi geçti
nerdesin sen


yüce dağ başında bir çiğdem olsan
ah ile vah ile sararsan solsan
ölümden öteye ayrılık m’olur
yarimin yanında can verip kalsam
saklanır içinde mecnun ben olsam
turnalar önünden kılavuz olsam
hasretin bağrıma basar ağlardım
yarimle bir gece yalınız kalsam


Gel Gardaşım Ayrı Gezme
Kula Kulluk Yakışır Mı
Zalıma Boynunu Eğme
Kula Kulluk Yakışır Mı
Fırsat Gide Bile Bile
Dura Dura Döndü Sele
Yirminci Asırda Hele
Kula Kulluk Yakışır Mı
Akarsu Darda Kalsa Da
Dünya Halkı Hep Ölse De
Bunun Sonu İp Olsa Da
Kula Kulluk Yakışır Mı


Karlı dağlar karın almış karınan
Kaç gündürde küsülüyüm yarınan
Hiçbir merhametli komşu yoğumuş
Bizi barıştıra nazlı yarınan
Dağlar yaz gelsin
Söylen tez gelsin
Dedim yare gidem tutmaz dizlerim
Ayrıldımda yar yolunu gözlerim
Ağlasana oy muhannet gözlerim
Sağ olup yarimi görecek miyim
Dağlar yaz gelsin
Söylen tez gelsin
Söyle güzel söyle dilin dolanam
Sen söylede ben uykudan uyanam
Seni başkasına vermek isterler
Bende bu acıya nasıl dayanam
Dağlar yaz gelsin
Söylen tez gelsin


Eylen Yolcum Eylen Bir Su Vereyim
Susuz Çöller Aşmadın mı Yaralı
Hüseyin Cemali Vardır Yüzünde
Beni Mahrum Etme Dost Ellerinden Şah Yollarından
Bende Ayrı Düştüm Sevdiklerimden
Ok Yedim Zamane Yezitlerinden
Dileğim Var Kerbelanın Çölünden
Beni Mahrum Etme Dost Ellerinden Şah Ellerinden
Sensin Zeynel Canım Kabe Dediğim
Sana Gelen Oklar Sinemi Deldi
Bak Bende Susuzum O Günden Beri
Beni Mahrum Etme Dost Ellerinden Şah Yollarından


Erenler üstadlar ettiler himmet
Bize Yaradanın kuludur diye
Biz daim onlara eyleriz hizmet
Onlar bizden yolda uludur diye
Ferhat gibi dağ bağrını delmedim
Mecnun gibi Leyla deyip gezmedim
Ben destime su doldurup gelmedim
Erenler çesmesi doludur diye
Seyrani seyrimden geri durmadım
İnişe yokuşa atım yormadım
Güzelin çirkinin telin kırmadım
İsmi Hak dilinde doludur diye


Allah medet ya Muhammed ya Ali
Yusuf kuyusunda zindana düştüm
Gülbankı çekelden Bektaşi Veli
Yok mu gayretiniz dermana düştüm
Fatıma Ana’dan el etek tuttum
Şerver Muhammed’e göz gönül kattım
İmam Hasan ile çok metan sattım
Şah Hüseyin ile dükkâna düştüm
Zeynel’i sevdim de aşnaya yettim
Bâkır’ı sevdim de musahip tuttum
Cafer’i sevdim de göz gönül kattım
Naci deryasında ummana düştüm
Kâzım Musa Inza’ya eriştim
Tamam asker ile hayli sürüştüm
Kerbelâ çölünde cenge karıştım
Sinem yaralandı alkana düştüm
Taki Naki Şah Askeri nurumuz
Mehdi mağarada gizli sırrımız
Cebrail önümüzce rehberimiz
Kırkların ceminde erkâna düştüm
On’ki imam dergâhında umum var
Dünü günü sohbetim var demim var
Günahım yok ama neden gamım var
Ali gibi Şahı Mf rdan’a düştüm
Kul Himmet Üstadım bu nasıl yazı
Şirin lezzet verir muhabbet tuzu
Ali’nin alnında Zühre yıldızı
Meyli muhabbeti Selman’a düştüm


Gel bana küfretme bak beni dinle
Senin yüreğinde dert var değil mi?
Dinledikten sonra vur hançerinle
Ölülere bir yurt var değil mi?
Değil mi? Değil mi? Böyle değil mi?
Savcı, Hakim, Paşa, Vali insandır
Hamal, İşçi, Memur, Çifçi insandır
Tabiat sırrının da dili insandır
Sanki görülmeyen erk var değil mi?
Değil mi? Değil mi? Söyle değil mi?
Kapitalist, sosyalist, komünist inan
İnsandan başkası yalandır yalan
Doğarken var mıydı gavur-müslüman?
Ayırt sende gavur-müslim-Kürt var değil mi?
Değil mi? Değil mi? Öyle değil mi?
Avrupa, İspanyol yurdun eseri
Müslüman değilse hiçbir serseri
O’nu sen mi yaptın beri gel beri
Sanki sende mühürlü kart var değil mi?
Değil mi? Değil mi? Söyle değil mi?
Bilmem ne imiş bu Alevi-Sünni
Bana vız geliyor perili cinli
Madem ki kardeşiz gel gelme kinli
Yumuşağın sonunda sert var değil mi?
Değil mi? Değil mi? Böyle değil mi?
Mezhepsel kavgalar bundan değil mi?
Mahzuni Şerif’im bitsin ayrımlar
Savaşta, kavgada ölmesin canlar
Barış gelsin tüm birleşsin insanlar
Ayrımlar ırklar, sınırlar var değil mi
Değil mi? Değil mi? Böyle değil mi
Silahlar, bombalar bundan değil mi


Beyler deresinden aştı gediği
Kurban olam naz etme
Kutlu kumaş fistan yarin giydiği
Ben ölürüm naz etme
Herkesin yanında gezer sevdiği
Kurban olam naz etme
Kör olası kader ayırdı bizi
Ben ölürüm naz etme
Aşağıdan esen seher yeli mi
Kurban olam naz etme
benim gönlüm divane mi deli mi
Ben ölürüm naz etme
Yar mendil almış da gözün siliyi
Kurban olam naz etme
Yoksa bugün ayrılığın günü mü
Ben ölürüm naz etme


dertliyim diyerek feryat eyleme
benim gibi çekmeyince bellolmaz
baykuşun misali kaldım yuvada
bülbül gibi ötmeyince
bellolmaz ömrüm ömrüm
bellolmaz dostum dostum
bellolmaz aman
her şey sözde kalır o anda biter
sadık dost olanı gel bana göster
yanıyorum desen bir şahit ister
duman gibi tütmeyince
bellolmaz ömrüm ömrüm
bellolmaz dostum dostum
bellolmaz aman
üç beş kadeh içmeyince
bellolmaz ömrüm ömrüm
bellolmaz dostum dostum
bellolmaz aman
divaneyim kara yasa bürünür
garib olan sürüm sürüm sürünür
ham meyva dalında güzel görünür
zaman gelip yetmeyince
bellolmaz ömrüm ömrüm
bellolmaz dostum dostum
bellolmaz aman


Baş perdeden çalınıyor bağlama
Ötüp ötüp dertli sinem dağlama
Yine üstadını buldu bağlama
Sarı turnam sinen yaralandı mı
Sana derler kurban davudi diller
Senin sesine de haydar maildir eller
Göğsüne taktıran kurban alışık teller
Sarı turnam sinen yaralandı mı
Özünü sözünü bilmeyen kişi
Cemini demini haydar sürmeyen kişi
Cahil ile sohbet etmez er kişi
Sarı turnam sinen yaralandı mı


Muhammed Koyun - Diyarbekir
Albüm Adı : GAP
ah bu akşam yine yoksun
ah bu sabah gelmiyorsun
neredesin yar
nerdesin ah
diyarbekir benim evim
geçmiyorki günlerim
diyarbekir son durağım
seviyorum seni yarim


İşte geliyor bomba gibi
bu senede kim tutar bizi
şampiyon kim belli
9d spor tabiki
diyarbakır’ın gururu
zgl’nin şampiyonu
yaşasın diyarbakırspor
yaşasın 9d spor


Sonbahar yağmuru yine başladı
Gözyaşımla yarış yaparcasına
Yine sonbaharda sevmiştim seni
Kulların Allah’a taparcasına
İçimdeki sevdan öyle büyüdü
Karların çığları yaparcasına
Aşkını ateşi öyle yaktıki
Güneşin dünyayı yakarcasına
Haretin damarda kanda büyüdü
Damladan okyanus olurcasına
İsmini öyle çok sayıkladımki
Göklerde yıldızlar sayarcasına


A Güzel Dolan Da Gel
Çevreni Saran Da Gel
Ben Mayil Oldum Sana
Yaramı Saran Da Gel
Gurbanam Gurbanam Gül Endama
İnci Diş Galem Gaş Mah Cemala
Oy Beni Beni Beni
Keşke Sevmeseydim Seni
Ay Işığında Gelme
Komşular Görer Seni
Gurbanam Gurbanam Gül Endama
İnci Diş Galem Gaş Mah Cemala


Gelin Oldun Garabelin Eline
Yedi Bayram Gına Yakma Eline
Gurban Olam Senin Gibi Geline
Yayladan Gel Kömür Gözlüm Yayladan
Senin Baban Karşı Köyün Hocası
Çok Peşime Düştü Genci Kocası
Bana Derler Şu Kötünün Kocası
Yayladan Gel Kömür Gözlüm Yayladan
Ne Kadar Methetsem O Kadar Güzel
Top Bürür Saçını Gözünü Sürür
Muskalar Yazdıram Değmesin Nazar
Yayladan Gel Kömür Gözlüm Yayladan


ELLERİNİ UZAT BANA
ÇEKİNME GİİR HAYATIMA
BENDEN ZARAR GELMEZ SANA
BİN YEMİNLE ERKEK SÖZÜ
YALAN DOLAN YOKTUR BENDE
İNAN CANIM SEVDİĞİME
AŞKIMIZA SÜRMEM LEKE
BİN YEMİNLE ERKEK SÖZÜ
İYİ GÜNDE KÖTÜ GÜNDE
OLACAĞIM HEP SENİNLE
ANCAK BİR GÜN ÖLDÜĞÜMDE
TERKEDERİM ERKEK SÖZÜ


Son bakışın kaldı bende
Son öpüşün tadı bende
Allahını seversen dön
Tüm zevklerim kaldı sende
Bitmez bu aşk bitmez bu aşk
Bitirmeye kullar yetmez
Silemezsin gidemezsin
Terketmeye yollar yetmez
Dönmen gerek dönmen gerek
Yada yada benim ölmem gerek
Kaderimiz bir yazılmış
Bu gerçeği görmen gerek
Dönmen gerek dönmen gerek
Yada benim ölmem gerek
Kaderimiz bir yazılmış
Bu gerçeği görmen gerek
Ellerinde tenim yanar
Dudaklarım kora döndü
Gözlerim hep seni arar
Tüm kolaylar zora döndü
Bitmez bu aşk bitmez bu aşk
Bitirmeye kullar yetmez
Silemezsin gidemezsin
Terketmeye yollar yetmez
Dönmen gerek dönmen gerek
Yada benim ölmem gerek
Kaderimiz bir yazılmış
Bu gerçeği görmen gerek
Bir Allaha yalvardım birde sana
Üçüncüsü olmaz bilmen gerek
Bildiğim tek bir şey var
Yalnız seni sevdim
Yalnız seni seviyorum
Yalnız seni sevmem gerek
Dönmen gerek dönmen gerek
Yada benim ölmem gerek
Kaderimiz bir yazılmış
Bu gerçeği görmen gerek


Zalım felek onu çok görme bana
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan
Sıtk ile bağlıdır canım canana
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan
Engindir duyulmaz figanım sesim
Açıktır o yare gönül kafesi
Yaşarken aldığım havam nefesin
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan
Akarsu ateşim yanar tüterse
Aşkın gülü yüreğimde biterse
Ayırsın feleğin gücü yeterse
Ayrılamam ben o gül yüzlü yardan


Yüzümüze gülen maskeli dostlar
Dışı nurdan içi çöplük görünür
Yüküm atlas libas ipek diyenler
Götürdük pazara iplik görünür
Yalan söylenir mi Hakk’ın önünde
Melek barınır mı şeytan bağrında
Gidip yargılansa hak divanında
Bütün işlerinde terslik görünür
Herkes sevdiğini almış yanına
Kuvvetli zayıfın okur canına
Bir telaştır düşmüş dünya malına
Akarsu bizlere yokluk görünür


Yoruldum yorgunum fazla gidemem
Neler etti kahır beni zar beni
Kolay değil ben bu derdi çekemem
Zalımın eline koydu hal beni
Arsız değil idim arsız ettiler
Saldılar gurbete yurtsuz ettiler
Yardan ayırdılar yarsız ettiler
Şimdi gizli gizli kınar el beni
Akarsu’yu aşka yatkı yaradan
Ömür bir gün gibi geçti aradan
İşte geldim gidiyorum dünyadan
Kurulmuş bekliyor kuru sal beni


Yol ver bana yol ver ey yüce dağlar
Yol ver artık ben sılama gideyim
Şimdi çiçek açtı bizim yaylalar
Yol ver artık ben sılama gideyim
Etme dağlar şu hasretliği kaldır
Bunca gurbet bir ömüre zarardır
O yar ile aramızda söz vardır
Yol ver artık ben sılama gideyim
Akarsu’yum kaldım zalim gurbette
Vefasız yari olan gülmez elbette
Gözüm yoktur benim malda servette
Yol ver artık ben sılama gideyim


Muhlis Akarsu - Yine Gönlüm Hoş Değil
duydum dost yaralanmış
yine gönlüm hoş değil
her yanı parelenmiş
yine gönlüm hoş değil
dost hasreti zorumiş
her dem ahu zarimiş
dert insanı yerimiş
yine gönlüm hoş değil
akarsu gün görsemde
çok sefalar sürsemde
bazı bazı gülsemde
yine gönlüm hoş değil


Bana bir damladan verdin bu canı
Yalan mıyım hayal mıyım yaradan
Tanımadım anlamadım ben beni
Yalan mıyım hayal mıyım yaradan
Gönül pınarından içtim bir yudum
Her varlıkta bin bir ismini duydum
Doğarken ölürken ben gene buydum
Yalan mıyım hayal mıyım yaradan
Akarsu dalımı keser budarım
Az mıyım çok muyum ben ne kadarım
Evvel bir ahir toprak olur giderim
Yalan mıyım hayal mıyım yaradan


Ta ezelden beri vurgunum size
Beni aranıza alsanız dağlar
Öyle yalnızım ki kaldım arada
Derdime bir çare bulsanız dağlar
Türlü türlü çiçek bağlarınız var
Açtı tazelenen gülleriniz var
Dostlara uzanan elleriniz var
Bana da bir merhem olsanız dağlar
Bağrıma saplandı dostun hançeri
Açılan yaranın derindir yeri
Hasretin çekerim yıllardan beri
Akarsu der beni bulsanız dağlar


Dolusu yok günlerimin
Boşlarından sorun beni
Bu dünyanın cefa dolu
İşlerinden sorun beni
Gecedeyim yok seherim
Belli olmaz oldu yerim
Dört mevsimde yok baharım
Kışlarımdan sorun beni
Gidiyorum yoktur izim
Kime bağlasaydım özüm
Dert ortağım oldu sazım
Tellerinden sorun beni


Gönül eliyle dikilen
Sevgi insana yakışır
Aşkın oduyla tutuşan
Sevgi insana yakışır
Seherde ağlayıp öten
Burcu burcu hasret tüten
Yusuf’u zindana atan
Sevgi insana yakışır
Sevgi haktan ibarettir
Gönüllerde işarettir
En büyük bir ibadettir
Sevgi insana yakışır
Akarsu’yum sevgi güzel
Dilde güzel telde güzel
Dosta giden yolda güzel
Sevgi insana yakışır


Vicdanın kurumuş senin
Sevdim desem ne çıkar ki
İşin gücün yalan dolan
Sevdim desem ne çıkar ki
Yandığımı göre göre
İnanmadın sen bir kere
Böyle vefasız bir yare
Sevdim desem ne çıkar ki
Akarsu’yum yüzüme bak
Yüreğime saldın bir ok
Senin bana inancın yok
Sevdim desem ne çıkar ki


Gel beni halıma bırak
Senden bir şey istemiyom
Yakınlığın olsun ırak
Senden bir şey istemiyom
Coşkun suyun selindeyim
Bir fidanın dalındayım
Zaten kendi halımdayım
Senden bir şey istemiyom
Başkasına bade düşsün
Kıymetini onlar bilsin
Kerametin senin olsun
Senden bir şey istemiyom
Akarsu’yum dane dane
Dolaşırım yana yana
Bir güzel dost yeter bana
Senden bir şey istemiyom


Zalim Felek Duymadın Mı Sesimi
Sen Yaralı Değilsin Ki Bilesin
Bilemezsin Matemimi Yaşımı
Sen Yaralı Değilsin Ki Bilesin
Gurbet Elde Günde Ömrüm Çürüyor
Eller Beni Bir Biçare Biliyor
Akarsuya Gelen Bir Tas Vuruyor
Sen Yaralı Değilsin Ki Bilesin


Sen tabipsin saramazsın yaramı
Ben vurgunum yaralıyım elleme
Feleğinen bulamazsın aramı
Ben vurgunum yaralıyım elleme
Aman tabip canım tabip oy tabip
Saramazsın bu yaramı can tabip
Yağmur olur karışırdım sellere
Yoldaş oldum garip garip kollara
Felek vurdu düştüm haldan hallara
Ben vurgunum yaralıyım elleme
Aman tabip canım tabip oy tabip
Saramazsın bu yaramı can tabip
Kurudu bağımda fidanım gülüm
Yılanlı dağımdır Sivas’tır elim
Akarsu tabibe uğradı yolum
Ben vurgunum yaralıyım elleme
Aman tabip canım tabip oy tabip
Saramazsın bu yaramı can tabip


Kalmadı dünyada tutacak dalım
Sen ölme yar ben yerine ölürüm
Yoruldu kervanım kapandı yolum
Sen ölme yar ben yerine ölürüm
Felek birgün fermanını bildirir
Bir ömrünü bin dert ile doldurur
Ben gülmedim belki seni güldürür
Sen ölme yar ben yerine ölürüm
Akarsu’yum bir deryada kalmadım
Yağmur oldum yeryüzüne damladım
Seni bilmem ben muradım almadım
Sen ölme yar ben yerine ölürüm


Seher vakti çıkmış yolun üstüne
Bir bakışta yaraladı yar beni
Hayran oldum bakakaldım yüzüne
Gözleriyle pareledi yar beni beni
Yollar uzak dağlar girmiş araya
Merhem bulunmazmış azgın yaraya
Derdimi dökeyim bilmem nereye
Sevda almış bir çıkmaza kor beni beni
Akarsu’yum yardan haber gelirse
Şu azgın yarama derman olursa
Gönül sevdiğini arar bulursa
Kahpe felek sen o zaman gör beni beni


Pazarlık Edelim Alim Seninle
İki Cihan Senin Haydar Olsun Sen Benim
Hayrını Gör İmanınla Dininle
Hatmin Kur’an Senin Olsun Sen Benim
Ayıp Değilmidir Ademe Minnet
Başına Çalınsın Haydar Hurili Cennet
Dostluk Pazarında Olma Muhannet
Huri Kılman Senin Olsun Sen Benim
Akarsuyum Böyle Vereyim Dursun
Senin Aşkın Onu Yaksın Kavursun
Anladım Alimsin Canımsın Nursun
Kanber Selman Senin Olsun Sen Benim


Sevdiğimden ayrı kaldım kalalı
Ne tadı var ne tuzu var ömrümün
Zalım felek hatırımı kıralı
Ne tadı var ne tuzu var ömrümün
Geçmiyor günlerim bana yıl oldu
Bağrımda ateşim yandı kül oldu
Ağlayı ağlayı yaşım sel oldu
Ne tadı var ne tuzu var ömrümün
Nasıl olsa şu dünyadan giderim
Hayatımı bir canımla öderim
Akarsu’yum bu mu benim kaderim
Ne tadı var ne tuzu var ömrümün


Ömrüm geldi geçti bir akşam gibi
Şu gönlüme göre yar bulamadım
Çok hayaller kurdum boşuna çıktı
Şu gönlüme göre yar bulamadım
Bir güzeli sevdim yarim olmadı
Vallahi usandım halım kalmadı
Şans dediler bir de bana gülmedi
Şu gönlüme göre yar bulamadım
Akarsu’yum dünya bana dar oldu
Geride servetim malım mı vardı
Ömrüm tükeniyor şurda ne kaldı
Şu gönlüme göre yar bulamadım


Bunca Gamın Bunca Derdin İçinde
Yaşamak Bizlere Zor Nenni Nenni
Sizden Umudumu Kesmem Erenler
Elbet Bir Çaresi Var Nenni Nenni
Üstümüzde Duman Vardır Dağ Gibi
Her Yandan Kuşatmış Sanki Ağ Gibi
Güz Gelince Bozulmuş Bir Bağ Gibi
Ne Hallara Düştük Gör Nenni Nenni
Eğil Gel Akarsu Gel Hakka Eğil
Bir Kere Ağ Yara Vermedin Meyil
Suç Bizim Sevdiğim Kimsede Değil
Gelmişiz Dünyaya Kör Nenni Nenni


Kışı bitmez şu ömrümün dağına
Bir gün bahar gelecekmiş ne zaman
Benim diyen insan dayanmaz buna
Hayat bana gülecekmiş ne zaman zalım zalım
Savruldu yellere kalmadı külüm
Kocaman gövdeyim hani ya dalım
Beni bir başıma koyan o zalım
Gözyaşımı silecekmiş ne zaman zalım zalım
Vallahi zorumuş gönül yarası
Gitmiyor başımdan derdi belası
Bilmem neyi arar bizim Akarsu
Maksudunu bulacakmış ne zaman zalım zalım


Nasibimiz yokmuş da bir su içmeye
Ne sen bana gücen ve ne de ben sana
Ne gerekir eskileri açmaya oy oy
Ne sen bana gücen ve ne de ben sana
Bu dünyada ne güzeller eylendi
Eylendi de dilden dile söylendi
Gayrı düzen tutmaz gönül huylandı oy oy
Ne sen bana gücen ve ne de ben sana
Akarsu dersini gönülden alır
Gönül kırılınca yarası kalır
Olan oldu canım elden ne gelir oy oy
Ne sen bana gücen ve ne de ben sana


Neden gül boynunu büktün sevdiğim
Şimdilik muradın oldu mu bari
Sanki umurunda nasıl olduğum
Gülmeyen yüzlerin güldü mü bari
Merhamet yok vicdanında dininde
Dost eylenmez vatanında ilinde
Bülbül sitem eder ötmez dalında
Kargalardan haber geldi mi bari
Akarsu vefayı kimde buldu ki
Her zaman ağladı nerde güldü ki
Gayrı yıkılacak neyim kaldı ki
Çektiğim çileler doldu mu bari


Deli gönül feryat etme boşuna
Hal bilmez kişiye yar olamazsın
Bir mürşide bağlamazsan özünü
Hakkın huzurunda var olamazsın
Vefasız güzelden olur mu çare
Yoruldum derdimle öldüm bin kere
Düşme bir zalime göz göre göre
Sen insanoğlusun kör olamazsın
Akarsu bülbüller ötmez bağımda
Dumanlar eylene gönül dağımda
Aşk ateşi yanar oldu bağrımda
Yanmış yüreğime kar olamazsın


Kapattılar kapıları yüzüme
Mapushane gurbetele benzemez
Benden selam edin dertli sazıma
Mapushane gurbetele benzemez
Ne karaymış anlımdaki yazılar
Ah çektikçe ciğerlerim sızılar
Arhamdan ağlıyor görpe kuzular
Mapushane gurbetele benzemez
Hele bakın şu feleğin işine
Neler sürdü ekmeğime aşıma
Üzülme sen buda geçer boşuna
Mapushane gurbetele benzemez
Akarsu yum coşar ise sel olur
Dolaşır sahrayı durgun göl olur
Dost diyenler yavaş, yavaş bellolur
Mapushane gurbetele benzemez


Lemi Lemi deli Lemi
Yine mi aldattın beni
Vallahi döverim seni
Lemi Lemi deli Lemi
Bendine bağla arkını
Bozma değirmen çarkını
Unuttun evin barkını
Lemi Lemi deli Lemi
Dur değirmenin başında
Müşteri buğda peşinde
Bizim Lemi kırk yaşında
Lemi Lemi deli Lemi
Küstürürsen bütün köyü
Kesilir değirmen suyu
Hatırlarsın Akarsu’yu
Lemi Lemi deli Lemi


Koca dünya dar mı geldi ne oldu
Küstürdüm yarimi barışamadım
Ne beni güldürdü ne kendi güldü
Bir türlü sırrına erişemedim
Ne söylesem diken oldu sözlerim
Yaralıyım oldum için sızlarım
Derdim çoktur soranlardan gizlerim
Dert ehli bulup da konuşamadım
Akarsu bir ömür verdiler bana
Talihim yok imiş o yardan yana
Hangi can dayanır sevdiğim buna
Bir türlü ellere karışamadım


Ölse kimin umurunda
Kimsesi yok garip garip
Aynı benim durumumda
Kimsesi yok garip garip
Yüzünde yaş izleri var
Hayal dolu yüzleri var
Ne karanlık gözleri var
Kimsesi yok garip garip
Dünyası yok ahreti yok
Hiçbir yerde kısmeti yok
Yüreğinde dertleri çok
Kimsesi yok garip garip


Karnı büyük koca dünya
Keder dolu acı dünya
Ne gül koydun ne de gonca
Yedin yine doymadın mı
Dünya dünya yalan dünya
Beni benden alan dünya
Haksızlara kalan dünya
Zalımlara kalan dünya
Seni okuyup yazanı
Yunus gibi bir ozanı
Koskocaman Pir Sultan’ı
Yedin yine doymadın mı
Dünya dünya yalan dünya
Beni benden alan dünya
Haksızlara kalan dünya
Zalımlara kalan dünya
Fani kurmuşsun temeli
Bilmem sana ne demeli
Koca Mustafa Kemal’i
Yedin yine doymadın mı
Dünya dünya yalan dünya
Beni benden alan dünya
Haksızlara kalan dünya
Zalımlara kalan dünya
Tatlıdır içilir suyu
Kimseye benzemez huyu
Nice Muhlis Akarsu’yu
Yedin yine doymadın mı
Dünya dünya yalan dünya
Beni benden alan dünya
Haksızlara kalan dünya
Zalımlara kalan dünya


Ne deyim ki dünya senin halına
Gayrı bakılacak yüzün kalmamış
Bölüşmüşler servetini malını
Bir yara saracak bezin kalmamış
Yalancılar sarmış dört bir yanını
Fakirler görmedi bir tek gününü
Kimse kurtaramaz senden canını
Ne bir tadın ne de tuzun kalmamış
Bu günlerde zalımların çoğaldı
Dolu vurdu dört bir yana dağıldı
Dalgıçların kuru çayda boğuldu
Yorulmuşsun eski hızın kalmamış
Akarsu dünyada bir tek bir kişi
Gün gelir ki birden batar güneşi
Beğendin mi dünya yaptığın işi
İnsanlara karşı hazzın kalmamış


Gördüğün yarayı sen açtın zalim
Daha gelmem hain gözlüm bekleme
(Zalim gözlüm bekleme)
Sevda deyip sardın başıma bela
Daha gelmem hain gözlüm bekleme
(Zalim gözlüm bekleme)
Doymadım ki yardan muradım alam
Doyasıya şu dünyada bir gülem
(Hain gözlüm bir gülem)
Sağlam iken şimdi oldum bir verem
Daha gelmem hain gözlüm bekleme
(Zalim gözlüm bekleme)
Efkarımdan gece gündüz içerim
İçip içip de kendimden geçerim
(Hain gözlüm geçerim)
İnkar etme sensin benim severim
Daha gelmem hain gözlüm bekleme
(Zalim gözlüm bekleme)
Akarsu’yum böyle imiş kaderim
Yıllar oldu bitmez imiş kederim
(Hain gözlüm kederim)
Usandım yar elinizden göçerim
Daha gelmem hain gözlüm bekleme
(Zalim gözlüm bekleme)


Gül yüzlü sevdiğim neme gücendin
Senden başkasını sevdiğim mi var
Kıblemi Kabemi sana bağladım
Tavaf eylemekten yıldığım mı var
Aşkına düşeli yüzüm gülmedi
Çok bekledim dosttan haber gelmedi
Secde kıldım amma gene olmadı
Hakkı senden ayrı bildiğim mi var
Akarsu sevmese düşer mi dile
Seda bir çiçektir götürmez hile
Değil hakikatte düşümde bile
Hakikatten ayrı bildiğim mi var


Yokluk beni mecbur etti
Gurbeti ben mi yarattım
Gençliğimi aldı gitti
Gurbeti ben mi yarattım
Ne mektup ne haber aldım
Yurdumdan yuvamdan oldum
Her şeyime hasret kaldım
Gurbeti ben mi yarattım
Akşam olur gölge basar
Umuduma yeller eser
Yokluk imkanımı keser
Gurbeti ben mi yarattım
Akarsu sılayı anma
Bu ayrılık geçti sanma
Çaresizdim geldim amma
Gurbeti ben mi yarattım


Ayrı düştüm vatanımdan ilimden
Gurbet bana ben gurbete alıştım
Takdir böyle imiş ne gelir elden
Gurbet bana ben gurbete alıştım
Virane köyümün dağları karlı
Her gün ah çekerim sinem yaralı
Yıkılası şu gurbette duralı
Gurbet bana ben gurbete alıştım
Şu gurbetin kaşı gözü ela mı
Yavaş yavaş unutturdu sılamı
Akarsu’yum ellemeyin yaramı
Gurbet bana ben gurbete alıştım


Gidiyorum yar muradın oldu mu
Bundan sonra bensiz kal deli deli
Ben gidince bilmem yüzün güldü mü
Perişan halıma gül deli deli
Sen beni düşürdün aşka sevdaya
Cemalin benzettim güneşe aya
Bana ettiğini yaradan duya
Sararsın yaprağın sol deli deli
Akarsu’ya sen mi verdin bu canı
Vefasız sevdiğim anladım seni
Ben alıştım gayrı düşünme beni
Hatırdan gönülden sil deli deli


Sanki dönmez oldu bütün mevsimler
Gelsin artık bizim elin baharı
Engeller müşküller kalksın aradan
Gelsin artık bizim elin baharı
Gurbet için terk edilmiş yurt bizde
Vicdanı yok can alıcı kurt bizde
Böyle gelmiş böyle gitmez dert bizde
Gelsin artık bizim elin baharı
Akarsu davamız görülmez oldu
Bağlarda gülümüz derilmez oldu
Yoksulun yarası sarılmaz oldu
Gelsin artık bizim elin baharı


Ey Sevdiğim Sana Şikayetim Var
Ne Sevdiğin Belli Ne Sevmediğin
Ben De Bir İnsanım Bir De Canım Var
Ne Sevdiğin Belli Ne Sevmediğin
Hainsin Oy Zalimsin Oy Nedeyim Oy
Eski Günler Hayalimden Gitmiyor
Dün Dediğin Bugünkünü Tutmuyor
Yiğidim Ya Sana Gücüm Yetmiyor
Akarsuyum Böyle Miydi Ahtımız
Onun İçin Viran Oldu Tahtımız
Umudum Yok Gülmez Artık Bahtımız


Ettin aklımı divane
Diyar diyar gezer oldum
Bir sızı koydun içime
Şu ömrümden bezer oldum
Bir bahçede bir gül idim
Günden güne bak eridim
Sevdiğimden bir ok yedim
Şu ömrümden bezer oldum
Akarsu’ya neler olmuş
Issız bir sahrada kalmış
Bu ne belalı dert imiş
Şu ömrümden bezer oldum
Bu ne belalı dert imiş
Ben kendime kızar oldum







